Sayfa: « 1 2   Aşağı git
Gönderen Konu: GERÇEK YAŞANMIŞ ANILAR  (Okunma Sayısı 2760 defa)
kemal aktas
Usta Kullanıcı
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29



« Yanıtla #15 : Ocak 06, 2009, 12:41:29 ÖÖ »

Ben hakimi helal etim sende hakini helal et .yil.1992.turkiyeye izine gidiyorum arabayla bulgar istanda arabayi yagmurda kaydirdim kaza yapmistim edirnede gømruge teslim ettim izinimi yapip danimarkaya otobusle donmustum ve bir akrabadan borc para almistim araba alirken ve benimlede birliktede arabayla gitmistik bor aldigim sahisla neyse danimarkaya  gelir gelmez sikortaya bas vurdum kaza raporlarimi verdim sikortaya  sikortayla avkatlik oldum senin iki araban var ve ayri ayri sikortalara kayitlisin diyede  sikorta parayi vermek istemiyor neyse  sikorta arabanin yirmi binin altinda teklif veriyor  o sirada borc aldigim akraba  ikide bir  parasini istiyor ve izine gidecegim diyor   devamli ve bunu samimi oldugun arkadaslarda duydu o sahisa borcum oldugunu her gørdukleri yerde  saka olarak benim borclu olduguma kemal sikortadan parayi almis diyorlardi bende guluyordum  birgun cumanamazina gitmistim borclu oldugumda  yanimdaydi ve  devamli takilmak saka yapan arkadasælarda geldiler yanima   kemal sikortadan parayi almisin dediler ve borclu oldugum sahis bir bakis baktiki bana bende tebesum ettim guldum veve geldim  iki yigenini eve gøndermis birde mektup yazmis bana gøndermis  amcamin selami var dediler mektubu okuduk parayi sikortadan almisin parami ver izine gidecegim diyordu  bende  cocuklara dedimki amcaniza selamimi søyleyin ben hakimi helal etim amcanizda hakini helal etsin dedim gitiler cocuklar aradan yarim saat gecmediki bir tlf geldi hanim aldi tlf sikortadan parayi almisiniz verin parami  ben kimseye hakimi helal etmem parami verin diyor duruyordu hanimda dun gitmistik sikortayla konustuk daha almadik arabanin degerini vermiyorlar  alir almaz parani veririz gercekten paraya ihtiyacin varsa izine tekrar gideceksen parani  bulur veririz diyordu hanim    iste sikortadan parayi almisiniz neden yalan søyluyorsunuz diyo duruyordu ben    evden cikip  dernegimiz vardi cemiyet  yani oraya vardimki arkadaslar ve borclu oldugum akrabada ordaydi  iceri girer girmez   selam verdim diger arkadaslar  vaziyeti durumu  da iyi biliyorlardi hayirdir kemal dediler  bense arkadaslar benim kimde hakim varsa helal ediyorum sizde bana  hakinizi helal edin dedimya  millet hep bir agizdan helal olsun kemal dediler ve borclu oldugum  kizardi bozardi ben kimseye hakimi helal etmiyorum parami ver hakimi helal etmiyorum diyerek hakaretler  oooo bende onun uzerine kizdim  gitim sikortadan parayi alim akrabanin  yuzunden yirmi bin kr  zarar erim   halede izine gidecek .yazan kemal aktas danimarkadan.
Logged

Heran
Administrator
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 325



« Yanıtla #16 : Ocak 06, 2009, 09:23:49 ÖS »

Eeee kemalim, olur boyle seyler...
Derler ya bir kisiyi denemek istersen, ya borc alacaksin ya borc vereceksin, ya da yolculuga cikacaksin. O kisiyi iyi tanirsin.
Sende adama ahiret iskencesi etmissin yaaa...
Parayi daha almadim, alinca verecegim de, adam rahat etsin. Ustelik bir de adama hakkini helal et diyorsun.
Adamin kalpten gitmedigne dua et sen.
Neyse  hepsi latife, Allah kimseyi kimseye borclu etmsin...
Vallahi alan da SIKINTI cekiyor veren de...
Logged

dursun
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 333


Dost kara günde KARANLIĞA KARIŞIR


« Yanıtla #17 : Ocak 06, 2009, 10:01:01 ÖS »

o konuda yorum yapamam  hak hukuk konusu işlenmiş ortalığı esas arkadaşların karıştırmış esas tepkini onlara göstermeliydin Grin Grin
Logged

Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Şimdi aslanda aç

kemal aktas
Usta Kullanıcı
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29



« Yanıtla #18 : Ocak 06, 2009, 11:49:39 ÖS »

Bu ev benim degil .yil.1996. turkiyeye izine gidecegim  mahmut demirtas beni yolcu etmeye eve geldi kemal eger yolun duserse benim istanbul sultanbeylideki evede git  bak ve birde resim cek dedi benim sultan beyliye yolum dusmez dedim ve israrla yolun duserse diyordu  bende yalovada oturuyordum neyse izine gitim ordan kartala yolum dustu nurtin kayhanda kartalda oturuyordu ve mahmutun evine gitik sultan beyliye vardimki  kaba bir insat bodurum kati suyla dolmus nerdeyse bir havuz gørumunde gurbalar yuzuyordu ve evin birde resmini cektim tatilim biti danimarkaya  døndum mahmut birde hos geldine geldi evini sordu bende gidip gørdugumu anlatim evini oldugibi anlatim birde resmini cektim dedim resmi ver dedi resimleri yaptirinca veririm dedim resimleri bir gun yaptirdim bakarak eve geliyordum iki arkadas  hayirdir kemal  o resimler ney diye sordular resim yaptirdim onlara bakiyorum dedim ve resimlerin bir kacida yanmisti bir baktimki mahmutun resmi yanmamis yanimdaki arkadaslarda cok meraklilardi mahmutun evini cok merak ediyorlardi resme bakarken elimden cekti aldilar ve vermiyorlar resmi biliyorum mahmuta saka yapacaklar takilacaklarini onlar onden ben arkadan cemiyete dernege  vardik vardikki mahmut orda diger kardesleride orda ve sekiz on arkadasta var saka yapmak istiyen arkadaslar mahmutun yanina vardim durumu anlatim  resmi elimden aldilar sana saka yapacaklar takilacaklar haberin olsun dedim ve diger arkadaslar basladilar sultan beylide bir evim var  carsiya  cocugu gøndersem azik koyacagim cocuk acikacak aldigi ekmegide yiyecek diye basladilar saginda solundada hic evde yokmus burasi neresiymis diyorlar dagin basiymis  gibi sakanin ønu arkasi yoktur mahmut bu resimdeki ev benim degil diyor mahmutun kardesleri yav mahmut inkar etme  bu ev senin iste hayir bu ev benim degil diyordu mahmut kendi evini inkar ediyordu ben de guluyordum olanlara cunki millet mahmutun evini cok merak ediyorlardi ve yazinin ortasinda bir tek ev baskada ev yoktur sutlan beyliye sekiz on km uzaklikta bir ev millete eyle anlatiyorduki mahmut insanlarda merak ediyorlardi resimi gørunceye kadar arada bende araya giriyordum bodurumda bir havuz varki kurbaglar yuzuyor dedikce mahmut iyice kiziyor du ve bu resmi  kim cekti bu resmi ceken kasten cekmis  benim evi diyordu ve  millet dahada kizdirmaya saka yapmaya basliyorlardi bense  kigir kigir guluyordum cunki resmi cek dedi bende cektim ve mahmutuda uyardim sana saka yapacaklar haberin olsundemistim  evet bu ev benim deseydi  hic kimsede saka yapmiyacakti takilmiyacakti adam bastan kendi evini inkar etmisti bu resimdeki ev benim degil demisti arkadaslarla bir araya geldigimizde bazan bu konulari  o gunki sakalari konusur guleriz unutulacak gibide degil.yazan kemal aktas.
Logged

kemal aktas
Usta Kullanıcı
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29



« Yanıtla #19 : Ocak 15, 2009, 10:47:18 ÖS »

Define ararken ben kemal aktas ve amca oglu servet ikimizde .14.veya 15 yaslarina vardik sanirim bizim  køydeki evlerin altinda  kayalik magralar var køyde mustafa aktasin oturdugu evin altinda  buyuk magra var amca oglu servetle magraya girmeye karar verdik elimize cira aldik ve o magrayada hic girenide gørmedik duymadik benim fikrimdi hep merak ederdim o magrayi icinde ne var nereye kadar gider ne kadar buyuk hep merak ederdim amca oglu servete anlatim ve biraz cekindi korktu  ve magraya girmeye karar verdik bir yaz gunuydu  ve cokta sicak bir havada vardi aslindada bende korkuyordum ama  hep merak ediyordum o magrayi  korkmamizin  nedenide  yilan ve herseyle karsilasa biliriz elimize birer cira aldik cunki iceri cokta karanlikti ben ønden servet arkamdan  iceriye  surunerek girmeye basladik magraya ben ønden servet arkamdan geliyordu  biraz ilerledik iceri  genisledi  ve iceri kuru toprakla dolu baskada  delik yoktu kucuk bir delik vardi  ama  toprakla dolmus delik kuculmustu sanirim elimizdeki cirayla yani isikla sagimiza solumuza dikkatli dikkatli bakiyoruz  amacimiz define hazine ariyoruzya magranin her koyugunu her deligini inceliyoruz   sakli  hazine  buluruz diye sagimiza solumuza bakarken bir  torba kece  altin veya hazine diyelim bulduk diyede heycanlaniyoruz  ve hemde korkuyoruz elimizdeki cirayi yani atesi  o  torba kece torbasina dogru tutuyoruz yanarcasina cunki korkuyoruz her seyle karsilasa biliriz diyede cirayi atesi tutarken asili olan  torbaya keceye  nerdeyse yanacak  ama hic bir  kipilti kirmasma yanmada yoktur birden nasil yaktiysak bir sey  kacaman kanadini acmasiyla bize bir saldirdi bize hucum eti  biz    onun ne oldugunu anlamadan  atesimizde karardi kafamizi kayalara  carparak bir birimizi yiterek disariya  cikmaya calisiyoruz  bizden ønce atesi tutugumuz  yarasa kusu olmasinmi bizden ønce cikti magradan bizde kafamizi kayalara carparak ciktik magradan birdahada o magraya hic girmedik belki iyi incelense magradada birseyler vardir define hazine gibi veya sakli birseyler vardir  icindeki topragi cikardip disari bakilsa  birseyler buluna bilir  belki  millet korkmasa  sanirim korkuyorki  kimse ler  giripte bakamiyor gercek yasanmis  anilarimiz amca oglu servetle benim.
Logged

dursun
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 333


Dost kara günde KARANLIĞA KARIŞIR


« Yanıtla #20 : Ocak 17, 2009, 10:45:22 ÖS »

hahaha kemal tşkkrler güzel bir anı yukarı doğru eşseniz belki bulurdunuz
 Grin Grin Grin
Logged

Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Şimdi aslanda aç

dursun
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 333


Dost kara günde KARANLIĞA KARIŞIR


« Yanıtla #21 : Ocak 31, 2009, 11:43:55 ÖS »


Olay 1986-87 yılında olmuştu galiba o zamanlar belcik köyü ile aramızda orman sınırı
anlaşmazlığımız vardı

Bir kış mevsimiydi eskiden köyde avara kalmak yerine zevkine oduna giderdik Genelde biz aşşağı obalılar kışın ya ötegeçeden ya dipsizgöl tarafından yada yağmurcuktan getirirdik biz birkaçgün gittik ama ta belciklilerin korudan ettik bazı arkadaslara söyledik gitmediler  ama biz ballandirrak kahvede anlatıyorduk  şöyle kalın pelitler var kesiyon üç boy oluyor falan diye ertesi gün baktıkki hep bizimle geliyorlar oduna  neyse yagmurcuga vardık indik kasım pınarına odun etmek tam on dakka sürüyor tamam derken birde baktıkki etrafımızı belcikliler çevirmiş en az 60 kişi bizi çembere aldılar baltaları bırakın dediler ama biz buna yanaşmadık çünki elimizdeki tek silahımız balta idi saolsunlar onlarda üstelemedi ama eşekleri alacaz dediler baktıkki kararlılar bizde olay çıkmasın dedik hayvanları verdik  neyse olay omancılar vasıtasıyla mahkemelik oldu mahkeme belcik muhtarının evinde kuruldu 11 kişi vardı bizim köyden hakim herkese tek tek soruyor o mevkide ne yapıyordun diye kimisi tarla yoklamaya gitmiştim dedi ama kışın kar göbekte tarla yoklanmayacagını bilmeyen yokki ben izliyom kimi itiraf etti  hele hakim birine oradan ağaç kesmişsin dedi o da yok hakimim valla ben pelit kestim dedi hakimde pelit ağaç degilmi deyince hep birden gülmeye başladık yalnız ben hep düşünüyorum ne demeliyim diye
hakim çok sert birde ortam geriyordu bizi belcik muhtarınin oda agzına kadar dolu  birde ayağa kalkıp ifade vermek psikolojimizi tamamen bozuyor neyse aklima bir çıkış ifadesi geldi ama kendimi gülmekten  alıkoyamıyomki bir gülmeden anlatsam yeter diyorum derken ismim okundu hemen ayaga kalktım sayın hakimim ayagimdan rahatsizım oturarak ifadevermemin bir sakıncası varmı dedim  hakim tamam oturabilirsin dedi ilk golu atmıştım artık gerisini getirebilirdim
çünki bizimkiler ayaga kalkınca belcikliler birbirine dürtüyor gülüyorlardı hele ifadelere  bir hangırtı gidiyordu hakim ikide bir ikaz ediyordu ama iki dakka sonra gene aynı oluyordu ben oturarak ifade verecem deyince herkesten ses gülme kesildi hakim sordu  ocak ayında sendemi tarla yoklamaya gittin dedi bende gür bir sesle hayır dedim gülmemek için dua ediyordum  belcikliler merak ettiklerinden kimse gülmedi konuşmadi bende rahatladım eger bir hafiften gülse ben anlatacagım olaya gülmekten bayılacağım bereket herkes şasırdı ses yok ne yapıyordun orada dedi efendim bizim orada ziyaret etttiğimiz bir evliya var ben oraya gitmiştim dedim hakim eeee dedi ben devam ettim rahattım artık
Bizde bir inanç var buzağısı durmadan ölen ineklerin mengirdesini o ziyaretin başındaki agaca asar geliriz ondan sonra o inegigin buzağısı durur ölmez   bende o gün megirde götürdüm dönerken tanimadigim ama bu köylü olan silahlı kişiler eşegimi elimden zorla gaspettiler dedim sordu o kisiler buradamı dedi bende emin degilim dedim  hakim bana sen iyi araştir  bak bunlardan hangisiyse mahkemeye ver dedi bende tamam dedim çıktık bekçiye biri sendin oğlum dedim  seni mahkemelerde süründürecegim dedim bekçi alahını seversen tek eşşegini getiriyim gece  dedi beni mahkemeye falan verme dedi bende tamam dedim gece baktımki bizim eşek kapida o olaydan herkes ceza aldı eşşeklere belirli bir bedel ödedi tek ben beraat ettim yıldızelinde hakim bana gerçekten öylemi oldu dedi kanatin olsun böyle oldu hakimim dedim mahkemeye verdinmi dedi bende tam tanyamadiğim için kimsenin günahini alamam dedim Grin Grin ;Dve mahkeme bereatla sonuçlandı
ha unuttum hususi yagmurcuka mengirde kontrolüne gelmişler Allahtan  o anda  üç tane varmış bilir kişi raporunda okumuştum. Grin Grin Grin

Bu olayda o zaman dikkatimi çeken bir şey olmuştu değinmeden geçemedim o zaman oduncuların içinde rahmetli Süleyman kaya da vardı belciklilerle tartışma sonucu küfür edildi her iki tarafta birde baktıkki belcikliler birbirine girdi bu defada biz aracı olduk hallağagilin süleyman belcikten evli idi belcikliler bize küfür edince süleymanın kayınlarıda bize küfür edenlere küfür eder ve kavga başlar işte bu olaydan ders aldım şahsen daha gitmedim benimde köy ihtiyar heyetinin içinde olduğum bir dönemde bu sorunu aramızdan kaldırdık şimdi aramızda orman sınır sorunu yoktur orada  belcikli ve ya bizim köyden birinin burnunun kanamasına değermiydi ama şimdi çok şükür problemimiz kalmadı yakın köylüyüz onların bizim köyde bizim onların köyde çok sayıda gelin olmuş kızlarımız var yani yüzde elli akraba çıkıyor bu yüzden sorunlarımızı aşmamız iyi oldu nice sorunların kolaylıkla aşılması dileğiyle sağlıcakla kalın.

Not: mengirdeyi bilmeyenler olabilir meşe den yapardik u şeklinde yapardik üzerinde ip takardık hayvanları boynundan baglamada kullanırdık
 
« Son Düzenleme: Şubat 02, 2009, 09:10:00 ÖÖ Gönderen: dursun » Logged

Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Şimdi aslanda aç

kemal aktas
Usta Kullanıcı
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29



« Yanıtla #22 : Şubat 02, 2009, 11:25:03 ÖS »

Dursun uzulme kocum belcikli korucular bizi yakaladi diye yil.1981.yillari ola bilir tahmilime gøre køyumuzde zuftu lagapli ormanci vardi boyu .160.kg.60.vardi sanirim .sekiz on belciklinin avsara oduna gitigini duyduk ve zufti ormancda  ozaman køyde tekti yusuf ormancida vardi ama yusuf ormanci yoktu o gun køyde sanirim zuftu ormanci  køyun genclerini topladi  on onbes genc vardik yavu ya giderken avsar yolunu kestik belciklileri  yakaladik odunlariyla birlikte aldik køye getirmistik dursun uzulme senin øcunu almistik  gerisini hatirliyamiyorum .
Logged

kemal aktas
Usta Kullanıcı
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29



« Yanıtla #23 : Şubat 02, 2009, 11:59:15 ÖS »

VESIKA.YASTIKARA VESIGA VERMIS YIL .yil.1979.yillari sanirim bizim køyun dagindan kendi kendilerine vesiga vermisler bizim køyun  fakir gariban insanlarinida  isci olarak calistiriyorlarki kimse  birsey demesin diyede hem bizim køyun daglarindan  odun kesiyorlar vesika veriyorlar hem bizim køyun insanlarini calistiriyorlar  køyumuzun  duyarli  yastakaralara isci olarak  giden  køyumuzun genci  kim oldugunu tam hatirlamiyorum ama  geldi olanlari anlati kivril kacaginda yastikaralilar vesika odunu ediyor bizim køyluleride calistiriyor  onlardan biride bendim ben bu olaya sesiz kalamadim  ve geldim køylulerime haber veriyorum dedi ve  ozaman køyde olan køylulerimiz hep birlik olduk kivrilkacagina gitikki  yastikaralilar bir haftadir odun  ediyorlarmis  gøturuyorlarmis køyumuzdeki ne ormancilarin nede køylunun haberi vardi  en az elli  køylu vardikki  tiraktorlari yuklemisler adamlar odunlari køylerine gøturuyorlardi  ønlerini kestik køyluler olarak  bizler konusmayi søzu køyumuzun buyuklerine birakmistik  ve yastikaralilar baya diklesiyorlardi azdan az ølur coktan cok ølur diyorlardi buna kadar varmisti tartisma neyseki køyumuzun sag duyulu insanlari  olgun davrandilar  biz køyumuzun genclerine kalsaydi   azdan az ølur  coktan cok ølur  lafina biz gencler cok kiziyorduk biz genclere biraksalardi ellerindeki odunu traktoruda  alirdik sanirim adamlar hem suclu hem guclu  bizim  daglardan  kendi daglariymisgibi  vesika veriyorlar esekleriyle getirdiklerine  komsu køyluler diede gøz yumdugumuz yetmez gibi   bizim dagdan vesika   veriyorlar getiriyorlar birde tiraktorlarla bes on tiraktorla køyumuzun ozamanki buyukleri   neyse olan olmus  bu odunlarinizi gøturun birdahada beyle seyler olmasi dediler  ve tatliya baglandi birdahada vesika verdiklerini duymadim o gun bu gun benim bildigim kadariyla.
Logged

dursun
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 333


Dost kara günde KARANLIĞA KARIŞIR


« Yanıtla #24 : Şubat 03, 2009, 08:01:09 ÖÖ »

kemal kardeş benim üzüldüğüm yakalanmamıza degil bunu bir anı olarak anlattım
üzüldüğüm her iki köy arasındaki luzumsuz gerğinlikti yani gayret edilirse anlaşılabiliniyormuş benim temennim ormanı ne onlar nede biz keselim birlikte koruyalım ihtiyacımızı kontrollü bir şekilde giderelim vede komşu köylerle aramızda olan diyalogları geliştirelim bize yakişan bu olsa gerek
« Son Düzenleme: Şubat 03, 2009, 11:01:27 ÖS Gönderen: dursun » Logged

Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Şimdi aslanda aç

Sayfa: « 1 2   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: