Çocukluk deyince aklıma neler gelir neler

Bahar gelince guruplar halinde toplanırdık elimize kazgıçları alıp çiğdem sökmeye giderdik ne zevkli olurdu ama ben hiç fazla sökemezdim bu konuda çok beceriksizdim hep gımçıdırdım yani sade çiçeği alırdım onuda gruplaşma olduğundan çiğdemleri birleştirip bacadan veya puhariden ipe bağladığımız küçük bakraçlarla beş veya onar tane çiğdem koyar sarkıtırdık(o zamanlar köyümüzde evler toprak bacaydı bacalarda oyunlar oynardık okadar büyüktüki bacalar bazan tüm bir mahalle tek bir bacadan oluşurdu)
neyse salladığımız çiğdemle baharı görsel olarak müjdelerdik çocuklar çiğdem sallarken bakracı sallayan aynen şöyle bağırırdı
Çiğdem çiğdem çicecik
Ebem oğlu bi tecik
Yağ verenin oğlu olsun
Bulgur verenin kızı olsun.
Heç vermiyeninde çatlasın ölsün (sonrada çocuklar hep bir ağızdan)
Alehey den uşaklar eleheeeeeeeeeeeey diye bağırırdık
bunun üzerine ev sahibi genelde bayanlar çiğdem çiçeklerini alır içlerinden ne koparsa bakraca koyup çekin diye bağırırdı bazan kül koyup gönderenlerde olurdu bakraca tabii onunda cezasını çocukça verirdik

ve günün sonunda hasılat paylaşılırdı ilk başta yağ ve bulgur verildiğinden topluca pişireceğiz diye yola çıkardık ama hangimizin anası bu talebi yerine getirirdiki üstelik birde azar yerdik onun için bu riski göze almayıp bölüşmeyi tercih ederdik bana hep az düşerdi sebepte ne biliyormusunuz oğlum senin çiğdemler hep gımçıktı derlerdi ne yapayım kaderime razı olurdum ama çok güzel anılardı
haa birde unutmadan yağ verecek evleri zaten biliyorduk onun için bazan navruz çiçeği katardık bu evlere.