Sayfa: 1   Aşağı git
Gönderen Konu: DÜĞÜN  (Okunma Sayısı 902 defa)
yucel5877
Moderator
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 105



« : Aralık 17, 2008, 10:29:08 ÖS »

Bütün bu hazırlıklardan sonra düğün, oğlan evinde başlar. Köy düğünü, sabah güneşin doğmasından sonra bayrağın evin en yüksek bir yerine asılmasıyla başlar, bu bayrak düğün bitene kadar buradan indirilmez. Kız evine giderken başka bir bayrakla gidilir. Düğünlerimizde genellikle oyun havaları zurna ve davulla çalınır. Ayrıca sazın bulunduğu ortamlar da yok değildir. Oynanan bütün oyunlar genellikle bu iki müzik aletiyle birlikte olur.

 

Sabah çalmaya başlayan davulcu ve zurnacı düğün kahyası tarafından kahvaltıya davet edilir ve burada onlara bahşiş verilir. Kahvaltıdan sonra düğün tekrar başlar. Köyümüzde düğünlerde oynanan oyunlar: Sivas halayı, dik halay, paso, hoşbilezik, Sivas ağırlaması, üç ayak, akçik, madımak, sumsuk, daraley vb.

Düz Halay

Gelin Ağlatma

Gelin Çıkartma

Halay

Hoşbilezik

Misafir Karşılama

Üç Ayak

Sivas Halayları:

 
 

Oğlan evinden kız evine salıkçı (haberci) gönderilir. Salıkçı kız evine düğünün başladığını bildirir ve özel istekleri iletir. Bunun yanında salıkçı kız evine içinde bazı yiyeceklerin bulunduğu bir heybe götürür. Ancak salıkçının kız evine çok dikkatli gitmesi gerekir. Çünkü yakalanması ve heybeyi kaptırması durumunda salıkçıya cezalar verilmektedir. Mesela salıkçının sırtına binilerek gezdirilir, ayrıca kız evinde de salıkçıya iş yaptırılır ( ahırların temizlenmesi gibi ).

 

Oğlan evinde ise koyunlar kesilir ve yemekler yapılır. Düğün törenleri içinde oldukça yaygın olan adetlerden biri de düğün pilavıdır. Düğün pilavı genellikle etli bulgur biçimindedir. Düğün pilavının yapılması oldukça dikkat gerektirir. Bu pilav tecrübeli biri tarafından hazırlanır. Çünkü düğüne katılan herkese yetecek miktarda lezzetli pilav hazırlamak oldukça zor bir iştir. Genellikle köyümüzde bu işten sorumlu ehil insanlar vardır. Düğün pilavı yapılırken; bulgur ve etin dengeli olmasına, yağı ve tuzunun yeterli olmasına dikkat edilir.  Yemekten sonra içki masaları kurulur ve herkes eğlenir. Genellikle rakı, bira meşrubat ikram edilir. Akşama kadar halaylar çekilir ve düğün şenlenir. Düğün başlangıcından gerdek gecesine kadar oğlan müsayibinin (sağdıç)[10] evinde kalır.

 II. Gün

İkinci gün düğün alayı kız evine gider. Kızın evine düğün alayı yaklaştığı zaman kız tarafından bazı geçler düğün alayının önüne ip tutarlar. Buradaki amaç ayak bastı parası ( toprak bastı ) almaktır.  Gençlerden birisi sözcü seçilir. Bu sözcü oğlan tarafının düğün kahyasından haklarını ister. Bundan sonra sıkı bir pazarlık başlar, genelde ya içki verilir ya da para verilir. Gençleri razı etmek önemlidir.  Bundan sonra düğün alayı kız evinin önüne gelir. Oğlan tarafının bayraktarı bayrağı evin çatısına asmak için bekler. Bu arada kız tarafından bir kişi evin kapısını kilitleyerek düğün alayını içeri sokmaz. Oğlan tarafının düğün kahyası kapıyı kilitleyen kişinin gönlünü razı ederek kapının açılmasını sağlar.

 

Eğer düğün alayı başka köyden gelmişse köydekiler onları imece usulü ile ağırlar. Herkes evine bir misafir götürür. Öncelikle kız evinde misafirlere etli bulgur pilavı ikram edilir. Bu arada yemekten önce  kız evinin önünde çalan davul ve zurnacıyı susturmak için kız tarafının düğün kahyası onlara bahşiş verir. Sıra bayraktarın hakkını vermeye gelir. Bayraktara da para ya da bir hediye verilerek bayrağı evin çatısına asması istenir. Bayrağın düğünlerde çok büyük bir önemi vardır. Çünkü bayrağı insanlar namusları olarak görürler. Bundan dolayı bayraktarın bayrağı kaptırmaması çok önemlidir.

Daha sonra düğüncüler akşama kadar eğlenir ve halay çekerler. Akşam kıza kına yakılır. Bu kınaya kapış kınası denir. Kapış kınasını baş düğüşü yönlendirir. Kına genellikle genç kızlar tarafından hazırlanır ve hazırlanırken maniler söylenir. Kına genelde evin geniş olan yerinde yoksa dışarıda açık alanda yakılır. Kız, kınaya ya ablası ya da baş düğüşü tarafından hazırlanır. Kız orta bir yerde iskemleye (sandalye) oturtulur ve başına renkli pullu puşu örtülür. Geniş bir tabağa konulan kınanın üstüne mumlar yakılır. Kınayı yakacak olan kızlar gelinin etrafında bir halka oluşturarak bu kına tabağını dolaştırırlar. Bu işlem davul zurna eşliğinde üç kere tekrarlanır. Bu sırada kına elden ele geçerek hem maniler söylenir hem de oyunlar oynanır. Daha sonra kına tabağı baş düğüşüye verilerek kınayı yakması istenir. Gelin kınanın yakılması için elini açmaz. Bunun anlamı gelinin hediye  beklemesidir. Oğlan tarafından birisi kızın avucuna para ya da altın koyar.

Buradaki para ve altın, bolluğun ve bereketin simgesidir. Bu sırada diğer kızlar maniler ve ağıtlar söyler. Baş düğüşü,  kızın ellerine kınayı yaktıktan sonra yanında getirdiği beyaz bez ile kızın ellerini sarar. Buradaki beyaz bez ise kızın bahtının açık olmasını dileme anlamına gelir. Eskiden kızın ayak parmaklarına da kına yakılırdı. 

Kına yakma işi bittikten sonra baş düğüşü kızı oyuna kaldırır. Kınayla birlikte üç kere halay çekilir. Daha sonra kız oyundan çıkarılır. Arta kalan kına baş düğüşü tarafından gelen misafirlere dağıtılır. Burada genellikle kınayı bekar kızlar ve bekar erkekler alır. Bunu bahtlarının açılması için uğur sayarlar. Kapış kınası denmesi de buradan gelir. Daha sonra oğlan evinden gelen kuruyemiş de misafirlere dağıtılır. Kuruyemiş de bolluğu ve bereketi simgeler. Akşam geç saatlere kadar eğlenilir ve daha sonra köylüler gelen misafirleri evlerine götürerek misafir ederler.

Resmi nikahın yanı sıra kimileri dini nikah da kıydırır. Dini nikah sabah daha güneş doğmadan, oğlanın ve kızın babalarının ve şahitlerin huzurunda hoca tarafından kıyılır. Buna hoca nikâhı da denir. Nikâh bittikten sonra kızın çeyizi çıkartılır. Kıza verilecek çeyiz ortaya getirilir ve tek tek bütün misafirlere gösterilir. Bundan sonra kızın sandığı ortaya getirilir. Kız tarafından bir kişi sandığın üstüne oturarak çeyizi vermeyeceklerini beyan eder. Oğlan tarafının düğün kâhyası gelerek bu kişiyi razı etmeye çalışır. Burada da ya para verilir ya da herhangi bir hediye.

SÜT HAKKI

Anasının kızı üstünde hakkı kalmaması için verilen hediyeye süt hakkı denir. Süt hakkında pazarlık olmaz, oğlan tarafının gönlünden ne koparsa onu verirler. Bu ya para olur ya da küçük hediyeler olur. Bu hediye baş düğüşü tarafından kızın anasına verilir.

 Baldız Yüzüğü

Baldız yüzüğü, varsa kızın kız kardeşine yoksa kız tarafından gösterilecek kişiye verilir. Bu genellikle altın bir yüzük olur.

 Amca ve Dayı Yolu

Kızın amcasına ve dayısına kıza geçen emekleri için hediyeler verilir. Bu hediye genellikle, gömlek, elbise vb. şeylerden oluşur. Burada da pazarlık yoktur, getirilen hediyeler kız tarafına takdim edilir.

Kardeş Yolu

Bu iş kızın beli bağlandıktan sonra olur. Kızın belini varsa erkek kardeşi yoksa kız tarafından ( en yakınlarından birisi ) bir erkek bağlar. Kızın beli kırmızı renkli bir kurdeleyle bağlanır. Bu kırmızı kuşak bekaretin sembolüdür. Eskiden kuşak denilen bağ, boyalı ipten yapılmış üçgen şeklinde bir bağdır. Şimdi bunun yerini kırmızı kurdele almıştır.  Kızın kardeşi bu kurdeleyi kızın belinden üç kere Allah, Muhammet ve Ali diyerek dolandırır. Ancak bu işlemi yapmaya başlamadan önce elinde kurdele ile bekler. Oğlan tarafının düğün kâhyası gelerek kızın kardeşine hakkı olan kardeş yolunu verir. Bu genellikle para olur.

Daha sonra oğlan kızın belini bağlayarak kardeşiyle helalleşir. Dışarıda düğün alayı yola çıkmak için hazır beklemektedir. Kız bütün yakınlarıyla vedalaşır. Kızı dışarıya babası ya da erkek kardeşi çıkarır.

 

 Davul zurna, dışarıda geleneksel olarak ağıt havaları ve gelin çıkartma çalar.  Burada gelinin ağlaması beklenmektedir. Her ne kadar düğün bir insanın yaşamında en mutlu anlarından biri olsa da bu aynı zamanda bir hüzün anıdır, çünkü kız başka bir aileye gelin olarak gitmektedir. Eskiden yaygın olarak gelin kız evinden çıkarıldıktan sonra oğlan evine atla götürülürdü.  Kapının önünde gelinin atı hazır beklemektedir. Atın başını oğlanın sağdıcı ( müsayip kardeşi ) tutmaktadır. Çünkü gelin oğlan evine sağdıç tarafından götürülecektir. Gelin ata kardeşi tarafından bindirilir. Düğün alayı bundan sonra yola çıkar.             

 
 

             Düğün alayı kızı alıp oğlan evine giderken yine gençler tarafından alayın önü kesilir. Burada da düğün kahyası gençlere para veya içki vererek onları razı eder. 

Sonunda düğün alayı oğlan evine gelir. Bayraktar kız evine götürdüğü ve dönüşte geri getirdiği bayrağı, oğlan evinde düğün süresince asılı duran bayrağın yanına asar. Davul zurna eşliğinde halaylar çekilir.

Oğlanın sağdıcı kızı attan indirmek ister fakat oğlanın anne ve babasına bağırarak gelin attan inmiyor diye seslenir. Damadın anne ve babası gelerek kıza hediyeler verir. Daha sonra kız attan indirilir ve eve götürülür. Kız eve girmeden, oğlanın annesi kızın başından buğday, bozuk para ve kuruyemiş serper. Buğday ve kuruyemiş bolluğu, demir para ise kuvveti temsil eder. Daha sonra gelinin ayak dibinde topraktan yapılmış bir küp ya da testi kırılır. Evin kapısının eşiğinin dış kısmına demirden yapılmış maşa, iç kısmına ise süpürge konur. Gelin kapı eşiğine geldiğinde eğilir niyaz eder, demir maşanın üstüne basar geçer ve içerdeki süpürgeyi alır ve bir kenara koyar. Burada maşaya basması demir gibi sağlıklı ve sağlam olması , eşiğe niyaz etmesi o haneye saygılı olması ve süpürgeyi alıp bir kenara koyması ise işlerinde hamarat olması temennisi içindir.   

Bir odaya alınan gelin dinlendirilir. Bu ara ilk çocuğunun erkek olmasını isteyenler gelinin kucağına erkek çocuk verir. Gelinin yanına müsayibin eşinden başka kimse giremez. Başkasının girmesi ise uğursuzluk sayılır. Gelin eve geldikten sonra yine yemekler yenir, kısa bir süre daha eğlence devam eder ve böylelikle düğün sona erer.

Gelin Yüzü Açılması:

Bu adet gerdek gecesinin ertesi gününde, genelde köyün bütün kadınlarının katıldığı bir davet sonucunda gerçekleşir. Bunun için o güne özel yemekler yapılır. Daveti kabul eden bayanlar gelinin bulunduğu evde toplanır. Bu toplantıda kadınlar genellikle bir halka şeklinde oturur. Gelin, genç kızlar ve kaynanası tarafından ayrı bir oda da hazırlanır. Başına yüzünü örtecek şekilde renkli bir puşu örtülür. Gelin türküler eşliğinde kadınların bulunduğu yere getirilir. Gelinin yüzünü açmak için bir bayan görevlendirilir. Görevlendirilen bayanın anne, baba, ve eşinin  sağ olması; mutlu bir evlilik sürdürüyor olması tercih edilir. Çünkü yüzünü açtığı gelinin de kendisi gibi mutlu ve mesut olmasını istenmektedir. Gelin orta yerde diz çöktürülür ve salavat getirilerek yüzü açılır. Bundan sonra zülüf kesmeye geçilir. Gelinin iki yanağından gelen saçı çene hizasına gelecek şekilde kesilir. Kesilen bu zülüfün bir parçası beyaz bir mendile sarılarak ve yanına da bir hediye konularak kızın annesine gönderilir. Çünkü gelinin yüzü açılırken gelinin annesi bulunmaz. Gönderilen bu zülüf ve hediye kızın annesine teşekkür anlamındadır. Kızın, bakire olduğu  bildirilmektedir.  Kesilen diğer zülüfler geline verilerek bunu saklaması istenir. Böylelikle bu tören biter.

Evlendikten birkaç gün sonra damat ortalıkta görünmemeye dikkat eder. Çünkü görülmesi ayıp sayılır. Yeni gelen gelinin de kendinden büyüklere gelinlik etmesi beklenmektedir. Gelinlik etmek, kendisinden beklenilen bazı hizmetleri yapmak ve aile büyükleri yanında konuşmama gibi davranışları kapsar. Belli bir zamandan sonra kayınbabası geline bir hediye alarak gelinlik etmeyi sonlandırır.

 

Logged

Gamzeli
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 116



« Yanıtla #1 : Aralık 17, 2008, 10:59:26 ÖS »

Tesekkürler hocam herseyi aynen yazmıssin emegine sağlık
Logged

dursun
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 333


Dost kara günde KARANLIĞA KARIŞIR


« Yanıtla #2 : Aralık 18, 2008, 09:47:12 ÖS »

eline sağlık hocam
oğlan tarafındaki eksiklikler  çooook hani tam eski düğün
güvey çimdirme
güvey kınası ve şakaları
atla yenge ve gelin götürülmesi  hepsini yazalım
yalnız topu bana atmak yok benim imla kurallarım zayıf ben sade unuttuklarına ekleme yapacağım.
Logged

Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Şimdi aslanda aç

Yusufum
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 171


« Yanıtla #3 : Aralık 19, 2008, 09:47:28 ÖS »

Sizlerde böylemi evlendiniz yoksa yapılmayan şeyler varmıydı sizin düğünlerdede.. Huh?
Logged

Heran
Administrator
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 325



« Yanıtla #4 : Ocak 03, 2009, 09:41:29 ÖS »

Yazılanlar eski düğünler. Biz o kadar eski miyiz Serap?  Shocked
Logged

Sayfa: 1   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: