Sayfa: 1   Aşağı git
Gönderen Konu: YOLKAYA AĞZINA AİT BAZI KELİME ve SÖYLEYİŞLER*  (Okunma Sayısı 752 defa)
Gamzeli
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 116



« : Aralık 13, 2008, 10:44:39 ÖS »

Aba, abu: Anne

Abo: Bir hayret nidası

Abulobut: Kaba, görgüsüz

Ahdaracah: Sacın üzerinde pişirilen yufkayı döndürmekte kullanılan yassı tahta

Al: Düğünlerde damadın sırtına üçgen şeklinde takılan kırmızı ve pullarla süslenmiş bez



Alaca: Ağaç dallarından ve çıtalardan yapılmış bahçe kapısı

Alacıh : Bahçe ve bostanlara yapılan küçük, derme çatma kulübe

Alışlanmak: Tutuşmak, yanmak

Âmennamek: Yana yatmak


Apartuman: Apartman

Âri: Eğri

Aşırma : En büyüğün bir küçüğü olan orta büyüklükte iki kulplu kazan

Azap: Çalıştığı evde kalan ve evin bir çok işiyle birlikte genellikle hayvanlarının bakımıyla ilgilenen işçi

Azuh: Azık.

Badal: Küçük çukur, merdiven

Batal: Büyük

Bayahdan: Az önce

Becek: Bucak, köşe.


Balinglemek: Çok şaşırmak

Beninen: Benimle.

Beyle, şeyle, eyle: Böyle, şöyle, öyle.

Bezük: Turuncu renk

Bıldır: Geçen yıl

Boyunduruh: İki öküzü yayana sabit tutmaya yarayan, yaklâşık iki metre boyundaki ağaç

Bunaçe: Bu geçe, ırmağın bu tarafı.



Calık: Eski tip evlerde banyo

Cahal: Cahil.

Cıncıh: Bilye


Comart:Cömert

Çalhama: Yağı alınmış yoğurdun ayranı

Çamdı : Tavan

Çemkurmek: Havlamak, bağırmak

Çente: Çanta.

Çerlemek: Kabaca ölmek

Çimmek: Yıkanmak

Daal, : Değil

Dâmek: Değmek

Deligannı, delânnı: Delikanlı

Dene: Tane

Dıhız: Çok dar olan

Döşürücü: Köy köy dolaşan dilenci

Dürmeç: Ekmeğin içine bir şeyler konularak silindir biçiminde sarılmış şekli, dürüm

Eccik: Azıcık

Ellaham : “Allah u a'lem”den galat, Allah bilir.

Eme: Hala, babanın kız kardeşi

Essah: Sahi, gerçek

Fetil: Yufkadan biraz kalın olarak yapılan sac ekmeği

Fıhramak: Ekşimek


Gamga: Ağaç yongası ya da kabuğu

Gapçuh: Buğdayı yıkadıktan sonra arta kalan saman

Garametli: Çilekeş, cefakâr

Gaspanek: Kasten, bilerek

Gaçmah: Kaçmak

Gadder: kadar

Gatıh, çalhama: Ayran

Geleni: Gelincik 

Gıdıh: Çene


Go: Kadınlara seslenmek için kullanılan bir tür nida

Gozer: Kalburdan daha büyük olan bir tür eleme aracı

Hakkat: Hakikat

Hekmet: Hikmet

Helik: Orta büyüklükteki tezek, küçük taş parçası

Heri: Herif, kişi

Hezan: İri yarı.

Horuz: Horoz.

Hökumet: Hükümet

Ilınçah: Beşik

Ilışlamak: Sıcak suyla soğuk suyu karıştırmak, ılıştırmak.

Isıcah: Sıcak.

İdare: Gaz lambası

İğeşmek: Kendisine ait olan bir işi başkasına yaptırmak istemek

İlazım: Lazım

Kendilemek: Kin gütmek

Keşik: Sıra

Kışkırlemek: Köpeği, birinin üzerine salmak.

Köm: Toplu.

Kösnü: Köstebek

Kurün: Hayvanların yem yedikleri ve su içtikleri yer

Kusmuk: Yumruk

Kuşüm: Endişe

Löhlemek: Çok yorulmak

Mâde: Başka, diğer. “Bundan mâde: bundan başka”

Mahat: Evlerde duvar kenarlarına oturmak için tahtadan yapılmış yer.

Mane vermek: Kusur aramak

Mengurde: Büyükbaş hayvanları bağlamak için ağaçtan yapılmış “U” biçimindeki alet

Mıncımah: Cıvımak

Nazlım: Uysal.

Nazlım: Yaramaz olmayan

Neyce: Çok iyi

Nörüyon: Ne yapıyorsun, nasılsın?

Oğürsemek: İneklerin boğaya gelmesi

Onart: Düz, ön

Öhlez: Cılız, korkak

Ötâçe: Öte geçe, ırmağın diğer tarafı.

Ötânner: Geçen gün

Öynük: Önlük

Pahıl: Cimri

Partal: Mübalağa, abartı.

Pıskırmah: Hapşırmak

Pinlik, pinnik: Kümes

Pöçük: Kenar

Puhari: Baca

Punar: Pınar, çeşme

Pürçekli: Havuç

Salahana: Aylak aylak gezen, Başıboş dolaşan

Sakmeç: Sek sek oyunu.

Seten: Bulgur döğme taşı


Soharıç: Yemek sosu



Süflü: Perişan

Sümsüm: Sümsük, uyuşuk

Süyüm: Göz kararı uzunlukta alınan ve iğneye takılan iplik

Şeremet: Hızlı, çabuk

Tavatir: Tevatür, yaygın söylenti


Tısga: Soğan tohumu

Tohaç: Çamaşır yıkarken çamaşırları dövmeye yarayan tahta ale

Tusmah: Eğilmek

Umsunuh: Umulan bir şeyin olmaması sonucu düşülen umutsuzluk hal

Üvendere: Ucunda “modul” denilen bir çivi bulunan ve öküzlere yön vermek için kullanılan uzun sırık

Vargel: Kilim dokumada kullanılan bir alet

Yağarn: Sırt

Yeğni: Hafif

Yozucu: Düğünlerde düğüncülerin geleceğini kız evine haber veren kimse

Yuha: 1-Yufka 2- Sığ

Yunmak: Yıkanmak

Yüzünguylu: Aşağıya doğru

Zahar ki: Belli ki, herhalde

Zelve: Öküzleri bağlamaya yarayan ağaç ya da demirden yapılan alet

Zopa: Sopa
« Son Düzenleme: Aralık 13, 2008, 10:57:58 ÖS Gönderen: Gamzeli » Logged

dursun
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 333


Dost kara günde KARANLIĞA KARIŞIR


« Yanıtla #1 : Aralık 18, 2008, 08:54:13 ÖÖ »

Küsmük:Yumruk
Kös:kapının içeriye açılmaması için dayanan odun
Eke:Uzman, bilecen.
Cağlık:Bonyo yapılan çamaşır yıkanan yer




Logged

Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Şimdi aslanda aç

Heran
Administrator
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 325



« Yanıtla #2 : Aralık 18, 2008, 11:47:18 ÖÖ »

Arkadaşlar kusura bakmayın bir kelime soracağım. Bu kelime bizim yörede kullanılıyor mu? Yoksa benim aklımda yanlış mı kalmış! "KİRKİT" dşye bir kelime. Özellikle kilim halı dokunurken ilmeklerim sıkıştırılmesı için kullanılan aletin ismi değil miydi? yanlış hatırlıyorsam lütfen beni düzeltin.
« Son Düzenleme: Ocak 03, 2009, 09:35:57 ÖS Gönderen: Heran » Logged

dursun
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 333


Dost kara günde KARANLIĞA KARIŞIR


« Yanıtla #3 : Aralık 18, 2008, 10:16:38 ÖS »

Hee biz o aparata KİKİT DERİZ Grin Grin Grin
Logged

Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Şimdi aslanda aç

yucel5877
Moderator
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 105



« Yanıtla #4 : Aralık 18, 2008, 10:39:02 ÖS »

Ellerine sağlık.Aslında kelimelerde pek anlam değişikliği yok.Bizim insanımız nasıl kolayına gelmişse öyle söylemiş sözcükleri.İyide etmişler.Ama en güzeli Türkçemizi tam ve düzgün konuşmak.Tadına doyum olmuyor.Allaha emanet olun.
Logged

Gamzeli
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 116



« Yanıtla #5 : Aralık 18, 2008, 11:31:49 ÖS »

Evet kirkit derlerdi kilim dokunan alete Grin
Logged

Sayfa: 1   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: