Sayfa: 1   Aşağı git
Gönderen Konu: Mahşerin ‘Çiçeği’ Kınalı kuzular  (Okunma Sayısı 557 defa)
Gamzeli
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 116



« : Aralık 05, 2008, 09:59:06 ÖÖ »

Mahşerin ‘Çiçeği’ Kınalı
Kuzular
Çanakkale Mahşeri’nde, hayatının
baharını idrak eden nice
civanmert genç “bir hilâl uğruna”
kendini feda etmiştir. Çanakkale’ye
gönüllü olarak iştirak
eden başta İstanbul ve Çanakkale
olmak üzere çevre illerdeki
liseli, üniversiteli, medreseli
gençlerle birlikte çeşitli gençlik
cemiyetlerine mensup çocuklar
da çarpışmışlardır. İlim öğrenme,
tahsil yapma ve hatta oyun
çağındaki gençlerimiz, okullarını
ve ideallerini bir
kenara bırakarak
vatan müdafaasına
koşmuşlar ve o tatlı
canlarını, kınalı
başlarını bu mübarek
topraklara siper
etmişlerdir. Seferberlik
yıllarında,
askerlik çağındaki
bütün gençler gibi
lise, üniversite ve
medrese öğrencileri
de silah altına
alınmış ve “Gönüllü,
Öğrenci veya Darülfünun
taburları” adıyla çeşitli
cephelerde çarpışmışlardır.
Birinci Dünya Savaşı ve
Çanakkale’deki muhârebelerde
yitirilen gençlerin sayısı ve
hangi mektep ya da cemiyetten
geldikleri, askerlik kayıtları
Harbiye Nezareti’ne düzenli bir
biçimde ulaşmadığı için, bugün
hâlâ tam olarak bilinmemektedir.
Savaşa gidenlerin ve şehitlerin
kayıtları incelendiğinde, adı
geçen illerde bulunan okullardaki,
lise birinci sınıf haricinde
kalan öğrencilerin pek çoğunun
savaşa katıldıkları ve bunların
büyük ekseriyetinin cepheden
geri dönmeyi başaramadığı ve
liselerin çoğunun iki yıl süre
(1915-1916) ile öğrenci mezun
edemediği kaynaklarda genel
olarak zikredilmektedir. Sadece
Çanakkale Cephesinde şehit
olanların 10 binden fazlasının
yüksek tahsilli, 70 bin kadarının
da rüştiye mezunu olduğu dikkate
alındığında vahametin boyutları
daha iyi anlaşılmaktadır.
Bu genç bahadırların yazdıkları
“Çanakkale Destanı” ve onların
hiçbir şeyle ölçülemeyecek
kadar ulvî olan ölümsüz kahramanlıkları
hakkında söylenebilecek
en anlamlı söz, herhalde
Darülfünun müderrislerinden
İsmail Hakkı Bey ile devrin güçlü
kalemlerinden Şair Süleyman
Nazif’in şu veciz cümlelerinde
saklıdır: “Burada kanlarını akıtanlar
hep bu tarih, bu namus ve
fazilet için öldü; onların kan borcunu
ödemek lazımdır. Şairler
destanlarını yazsınlar, ressamlar
levhalarını çizsinler, heykeltıraşlar
âbidelerini ortaya koysunlar,
muharrirler hikâyelerini yazsınlar,
sağ kalanlar rahmet okusunlar.”
“Bu bahâdırlık ve fazîlet önünde
idrâkin, muhâkemenin, hissin,
hayâlin titrediği andan beri,
hiçbir şeyi imkânsız göremiyor,
hiçbir iddiayı reddedemiyorum.
Ölüme karşı, vakarlı bir alın ile
gururlu bir göğüsten coşan marş
ve tekbirle ilerlediler.”
Logged

Gamzeli
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 116



« Yanıtla #1 : Aralık 05, 2008, 10:01:12 ÖÖ »

<a href="http://www.dailymotion.com/swf/x6nzue&amp;related=0" target="_blank">http://www.dailymotion.com/swf/x6nzue&amp;related=0</a>


Kınalı Ali

Çanakkale Zaferi Üst teğmen Faruk cepheye yeni gelen askerleri kontrol ediyor bir taraftan da onlarla laflıyordu nerelisin gibi sorular soruyordu.

Bir ara saçının ortası sararmış bir çocuk gördü. Merakla "adın ne senin evladım" der.

Çocuk "Ali" diye cevap verir. Nerelisin? der. Ali Tokat Zilede' nim der.

"Peki evladım bu kafanın hali ne?" Ali "anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım der.

Neden? der komutan. Ali "bilmiyorum komutanım" der: Peki gidebilirsin

Kınalı Ali" der. O günden sonra herkes ona Kınalı Ali der.

Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer. Kısa sürede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanır. Bir gün ailesine mektup yazmak ister. Ali'nin okuma yazması da yoktur arkadaşlarından yardim ister ve hep beraber başlarlar yazmaya.

Ali söyler arkadaşları yazar "sevgili anne babacım ellerinizden öperim ben burada çok iyiyim beni merak etmeyin" diye baslar. Kız kardeşini kendinden bir küçük erkek kardeşini sorar köyündekilerin burnunda tüttüğünü yazdırır. Kendilerini merak etmemesini kendileri var oldukça düşmanın bir adım bile ilerleyemeyeceğini yazdırır.

Gururla mektubu bitirir neden sonra aklına gelir ve yazının sonuna anasına

NOT düşer: Alinin kendisinden hemen sonra askere gelecek bir kardeşi daha vardır. "Anacağım kafama kına yaktın burada komutanlarım ve arkadaşlarım benle hep dalga geçtiler sakın kardeşim Ahmet'e de yakma onunla da dalga geçmesinler der ellerinden öptüm" diye bitirir.

Aradan zaman geçer. İngilizler kati netice almak için tüm güçleriyle

Gelibolu"ya yüklenirler. Bu cepheyi savunan erlerimiz teker teker şehit düşmüşlerdi.

Bunlara takviye olarak giden yedek kuvvetlerde yeterli olmamış onların sayıları da epey azalmıştı Gelibolu düşmek üzereydi kınalı Alinin komutanı da olayı görüp yerinde duramıyordu. Kendisinin bölüğü henüz sıcak temasa hazır değildi. Onlar yeni gelmişti onları insan bedeninin süngü ve mermilerle orak gibi biçildiği bu yere göndermek istemiyordu.

Komutanların bu düşünceli halini gören ve durumun vahametini bilen Kınalı Ali ve arkadaşları komutanlarına yalvar yakar oraya gitmek istediklerini söylerler. Komutanları onları ölüme gideceklerini bile bile çaresiz gönderir.

Kınalı Ali'nin bölüğünden kimse sağ kalmaz hepsi şehit olmuştur.

Aradan zaman geçer. Kınalı Ali'nin ailesine yazdığı mektubun cevabı gelir.

Komutanları buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya karar verirler. (bu mektubun asli Çanakkale müzesinde sergilenmektedir)

Babası anlatır Ali'nin.

"Oğlum Ali nasılsın iyi misin gözlerinden öperim. Selam ederim. dedikten sonra öküzü sattık paranın yarısını sana yarısını da cepheye gidecek kardeşine veriyoruz. Şimdi öküzün yerine tarlayı ben sürüyorum zaten artık zahireye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum da siz sakın bizi merak etmeyin bizi düşünmeyin der köyü akrabalarını anlatır ve mektubu bitirir.

Ali ananında sana diyeceği bir şey var" Anasının söylediklerini yazar: " oğlum Ali yazmışsın ki kafamdaki kınayla dalga geçtiler kardeşime de yakma demişsin kardeşine de yaktım komutanlarına ve arkadaşlarına söyle senle dalga geçmesinler

Bizde 3 şeye kına yakarlar

1- Gelinlik kıza :gitsin ailesine çocuklarına kurban olsun diye

2- Kurbanlık Koç'a :Allah'a kurban olsun diye

3- Askere giden yiğitlerimize: vatana kurban olsun diye.....

gözlerinden öper selam ederim Allah'a emanet olun"

Mektubu okuyan Alinin komutanı ve diğerleri hıçkıra hıçkıra ağlamaktadırlar
« Son Düzenleme: Aralık 10, 2008, 12:36:58 ÖS Gönderen: Heran » Logged

Heran
Administrator
Ev Sahibi
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 325



« Yanıtla #2 : Aralık 10, 2008, 12:38:50 ÖS »

<a href="http://www.dailymotion.com/swf/x53hpf&amp;related=0" target="_blank">http://www.dailymotion.com/swf/x53hpf&amp;related=0</a>
Logged

Sayfa: 1   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: